EĞİTİM CAMİASİ YASTA
Değerli okurlarım,
Bu haftaki yazıma nereden başlayacağımı bilemiyorum. O kadar üzgünüm ki kafam karmakarışık...
İki gündür üst üste gelişen bu üzücü olaylar ne yazık ki hepimizi yaraladı.
Dün Siverek'te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde, bugün ise Kahramanmaraş'ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’na yapılan menfur silahlı saldırı ne yazık ki eğitim camiasını ve tüm Türkiye'yi yasa boğdu. Çocukların güvenli olması gereken ilim, irfan yuvasını kana bulayanların Allah belasını versin.2 Mart'ta Fatma Nur öğretmen bir serserinin bıçak darbeleriyle hayata koparılırken bugün de Ayla Kara öğretmen çocuklara siper olurken kurşunların hedefi oldu. Psikolojileri bozulmuş, eline silah alan bu çocuklar kimin eseri? Bu kişilerin aileri yok mu? Tabii ki bir ailesi vardır. Bu aileler neden bu çocuklarını başı boş bırakıyorlar? Bu şiddet olayları çocuklarına ilgi göstermeyen sorumsuz anne, babalardan dolayı meydana gelmektedir.Ayrıca okulların güvenlik sorunu var diye defalarca kez dile getirmemize rağmen maalesef halen okul kapılarında güvenlik yok. Giren, çıkan sorulmuyor. Yine ateş düştüğü yeri yaktı. Minik canlar yok oldu...Bunun sorumlusu, herkes, hepimiz...
Bizim dönemimizde yani 1984' te okula gelen öğrenciler sınıfa girdikten sonra okulun o demir kapısı kapanırdı. Hiç kimse çıkamazdı. Okula gelen giden sorgulanırdı. O kadar güvenliydi. Yıl 2026 ne yazık ki en güvenli yerin okul olması gerekirken maâlesef okulların giriş çıkışları serbest. Güvenlik yok. Kim veli belli değil. Buna bir an önce önlem alınmalıdır. Birde sorumsuz ailelerin yetiştirdiği çocuklar türedi. Bunlarda birer vahşi ve cani olup çıktılar. Çok önemli ve kutsal bir görev olan öğretmenlik ayaklar altına alındı. Katil olan bu çocukların eğitim camiasına duyduğu bu kin bu öfke nedir? Nedir bunları bu hale getiren? Çocukların eğitimi öncelikle aileden başlar. Ailede kaliteli bir yaşam, bir eğitim almayan çocukların ilerki yaşamlarında çok sorunlar oluşmaktadır. Çocuklarımız daha bir iki yaşındayken okuma yazma öğretmeye çalışıyoruz. Okuyup,yazdığı zaman çocuğumuzla çok gururlanıyoruz.Çoğu çalışan aileler de çocuklarını kreşlere ve çocuk yuvalarına vermekte. Çocuk yuvasında ve kreşlerde yetişen çocuklar ilgisiz, sevgisiz ve huzursuz yetişmektedir. Halbuki o yaştaki çocukların anne-baba sevgisine ihtiyacı var. Onları sevmek, saymak ve huzurlu bir aile ortamında yetiştirmediğimiz sürece dehşet saçan, şiddetle büyüyen çocuklar ve yetişkin kişiler olacaktır. Ayrıca eğitim yuvası olan okullarda da görülen eğitimin çocuklar üzerinde ne kadar kaliteli bir eğitim olduğu da kafalarda bir soru işareti yaratmaktadır.
Çocukların nasıl bir toplumda ve çevrede yetiştiği çok önemli. Çünkü çocuklar yetiştiği toplumun kültüründe ve yaşam tarzında çok etkileniyorlar. Ailelerin buna çok dikkat etmesi gerekli. Şimdilerde anne- babaya saygısı olmayan çocuklar yetişti. Bunun sorumlusu yine anne- baba değil mi? Anne- babaya saygısı olmayan çocukların öğretmenlere nasıl bir sevgi ve saygısı olacak? Çocuklar için oynanan şiddet içerikli tüm oyunlar yasaklanmalıdır. Oynanan şiddet içerikli oyunlar çocukları felakete doğru götürüyor sesizce. Ayrıca okullarda rehber öğretmenlerin görevi nedir acaba? Psikolojileri bozuk olan çocuklar nasıl fark edilmiyor? Neden erken tanı koyup iyileştirmeye gidilmiyor? Okulda dengesiz hareket eden çoçukların aileleri neden aranıp önlem alınması ve tedavi edilmesi yönünde bilgilendirilmiyor? Birde bazı rehber öğretmenler okulda davranış bozukluğu gördüğü çocukları ailesine söylediği zaman da aileler çocuklarına toz kondurmuyor bile. Ne yazık ki sonunda geldiğimiz acı bir tablo hepimizin yüreğini ysktı. Keşke herkes üzerine düşeni yapsaydı belki bu iki gündür eğitim yuvasında olan bu kanlı eylemler olmayacaktı. Minik yavrularımıza yapılan bu menfur saldırıları kınıyor, evlatlarını kaybeden acılı ailelere Allah sabır ihsan etsin inşallah. Bir daha böyle acıları yaşamamaktır tek arzumuz.
Allah'a emanet olun.