YASALARLA KORUNAN EŞİT HAKLAR YETMEZ
Değerli Okurlarım,
8 Mart Kadınlar Günü vesilesiyle bir nebze de olsa cefakar, vefakar, çilekeş kadınlarımız hatırlanıyor. Keşke sadece birgün değil daima kadınlar değerli görünse ve kıymetleri bilinse. Yeryüzündeki yaşamı sevdiren kadınlardır. Kadınlarımız, bir anne, bir kardeş, bir eş olarak erkeklere yoldaş olurlar. Bunlara rağmen iki ayrı cinsiyetin yaptığı herhangi bir hata yalnız kadına yüklenmektedir. Ne yazık ki her gün yeni kadın ölümleriyle karşı karşıyayız. Kocası ve sevgilisi tarafından yalnız 2025 yılında 400 kadınımız katledildi. Sadece suçlu tek taraflı kadın olarak görülmektedir. Hiçbir suçu tek taraflı görmek veya bir insana şiddetle karşılık vermek asla kabul edilemez. Kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en acımasız sonuçlarından biri. Suç, bireysel sorumluluk gerektirir; kimse cinsiyeti, davranışı ya da konumu ne olursa olsun, yaşam hakkından mahrum bırakılamaz. Bu, kadın ya da erkek fark etmeksizin toplumun tüm bireylerinin ortak mücadelesini gerektirir.
Kadınların gerçekten değer gördüğü bir toplum için öncelikle eşit eğitim, ekonomik fırsatlar ve temsil alanında somut adımlar atılmalı. Yasalarla korunan eşit haklar yetmez, bunların uygulanması ve toplumsal normların değişmesi şart. Kadınların siyasette, iş istihdam koşullarında, yönetim pozisyonlarında daha görünür olması, genç kızlara rol modeller sunar. Aynı zamanda, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleriyle önyargılar kırılmalı. Kadınların meseleleri gündemde tutulduğunda, bu bir ayrıcalık değil, bir hak teslimi olur. Siyasette kadınların hâlâ eşit temsil edilmediği bir gerçek. Dünyanın pek çok yerinde parlamentolarda, kabinelerde ve yerel yönetimlerde kadın oranı erkeklerin gerisinde. Bunun altında yatan nedenler arasında toplumsal cinsiyet kalıpları, fırsat eşitsizliği ve görünmez engeller var. Ancak her geçen gün daha fazla kadın, siyasete katılarak hem temsiliyetin artmasını hem de toplumun her alanında eşit kararlar alınmasını sağlamak için mücadele veriyor.
Örneğin, Peygamber Efendimiz döneminde kadınlar, mal varlığı üzerinde tasarruf hakkına sahipti. Hazreti Hatice, kendi ticaretini yürüten, saygı duyulan bir tüccardı. Ayrıca, kadınların eğitim alması da teşvik edilmiş, Peygamber Efendimiz (as) bir Hadis-i Şerif'inde, " İlim öğrenmek kadın - erkek her Müslüman a farzdır " sözüyle bilgiye erişimleri desteklenmiştir. Bu örnekler, o dönem için oldukça ileri bir yaklaşımı yansımaktadır.
öncelikle kadınların sesini bizzat duyurmak için onların hikayelerini, başarılarını ve karşılaştıkları engelleri görünür kılmalıyız. Atölyeler, mentorluk programları ve kadın liderliğindeki projelere fon sağlamak çok önemli. Medyada kadın başarılarını öne çıkarmak, rol modeller yaratmak ve eşitliğin sadece bir gün değil, her gün gündemde olmasını sağlamak gerekir. Kadınların karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarını teşvik eden politikalar da projelere entegre edilmelidir.
Tüm emekçi Kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
Allah'a emanet olun.