Bir aydan uzun süredir yoğun bakımda entübe olarak tedavi gören Kadir İnanır'dan acı haber geldi. Türk sinemasının usta oyuncusunun 77 yaşında yaşamını yitirdiği açıklandı.
Kadir İnanır, 14 Mayıs akşamı yaşadığı rahatsızlığın ardından hastaneye kaldırılmış ve zatürre teşhisiyle yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmıştı. Sağlık durumunun ağırlaşması üzerine usta sanatçı, 21 Mayıs'ta entübe edilmişti.
İnanır'ın son sağlık durumuna ilişkin açıklamayı hayat arkadaşı Jülide Kural yapmıştı. Kural, akciğerinde zatürreye ek olarak bir tümör tespit edildiğini belirterek, 'Daha rahat müdahale edilebilmesi, acı hissetmemesi ve tedavinin kontrollü şekilde sürdürülebilmesi amacıyla entübe edildi.' ifadelerini kullanmıştı.
Gülüşü ve sert bakışlarıyla Türk sinemasının simge isimlerinden biri hâline gelen İnanır'ın kariyerindeki son filmi ise 2019 yapımı "Kapı" oldu.
Sanat hayatına 1973'te Altın Koza Film Festivali'nde "Utanç" filmiyle, 1986'da ise Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" ile aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülleri dâhil çok sayıda başarı sığdırdı.

Siyasi konularda sözünü sakınmadı
Birçok meslektaşının aksine siyasi ve toplumsal konularda doğru bildiğini söylemekten çekinmedi.
2013'teki çözüm sürecinde 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti'nde yer aldı. Bu heyette kendisine yer verilmesini eleştirenlere, rol aldığı filmlere bakmalarını söyledi. Şubat 2024'te T24'ten Cansu Çamlıbel'le gerçekleştirdiği söyleşide "Yaptığım filmlerin çok önemli bir bölümünde doğudaki insanların yaşadıkları sıkıntıların tam gerçek hâli vardır. Tapu Kadastro Genel Müdürü ile toprakların her karışının özelliğini tartışacak kadar bu ülkeyi tanıyorum" diyerek söz konusu eleştirilere yıllar sonra da olsa yanıt verdi. Bu filmleri çekerken "halkın çektiği ıstırapları" gördüklerini belirten İnanır, "Katırcılar" filmini kastederek "Altı ay orada karın içinde kalıp film çekmişim ben. O günlerde büyük haksızlık yapıldı" dedi.
Açıklamalarında hep "barış" vurgusu yapan ve bu ülkenin "barışı hak ettiğini" söyleyen İnanır, "Barış için konuşmayanlar, savaşın tarafı olurlar" tezini savundu.
İnanır'ın siyasete resmen atılmak için önünde fırsatları da oldu.
2015 ve 2018 yıllarında Halkların Demokratik Partisi'nden (HDP) aldığı milletvekili adaylığı tekliflerini reddetti. Bu kararına gerekçe olarak şunu gösterdi:
"'Tanınan, sevilen birini bu partide görelim' anlayışını ben doğru bulmadım. Çünkü o partinin var olması için ya da o partinin savunduğu bütün değerler için yıllarca uğraşmış, çalışmış, bedeller ödemiş bir sürü insan varken ben birdenbire onların önüne geçip milletvekili olamam. Buna karakterim müsait değil."
Cezaevindeki eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için "Türkiye'nin son zamanlarda yetiştirdiği en önemli siyasetçi Selahattin Demirtaş" ifadesini kullandı. 2013'teki çözüm sürecinde de Demirtaş'ın yanında görünmekten çekinmemişti.
Şu an tutuklu olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu içinse 2024'te "Telefon açtığım zaman hemen çıkar telefonuma. Çok iyi arkadaşım" dedi.
1949 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde aslen Trabzon Sürmeneli bir ailenin 14'üncü ve son çocuğu olarak dünyaya gelen İnanır, lise eğitimini İstanbul'da yatılı okuduğu Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. Ardından şu anki adı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan İstanbul Gazetecilik Yüksekokulu'nda Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi.
1968 yılında Ses dergisinin düzenlediği ve Engin Çağlar, Sümer Tilmaç ve Demir Karahan gibi daha sonra ünlenecek isimlerin de katıldığı Sinema Artisti Yarışması'nda derece alamasa da aynı yıl Saklambaç gazetesinin Fotoroman Artisti Yarışması'nı kazanmayı başardı. 1968'de "Yedi Adım Sonra" filminde aldığı rolle de sinemaya adım attı. İlk başrolünü ise 1970'de Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Kara Gözlüm" filminde, ilerleyen yıllarda birçok yapımda daha birlikte rol alacağı Türkan Şoray'la oynadı.
Yorumlar
Kalan Karakter: