Menenjit Şüphesinde Her Dakika Kritik
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Filiz Özdemir, menenjit konusunda ebeveynleri uyararak, "Ateş, baş ağrısı ve ense sertliği bir arada görüldüğünde vakit kaybetmeden acile başvurulmalıdır. Bu üçlü tablo menenjit belirtisi olabilir. Çünkü bu belirtileri olan bir çocuk için her dakika kritik" dedi.
Güven Çayyolu Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Özdemir, ebeveynlerin çocuklarında ateşle birlikte şiddetli baş ağrısı, boyun sertliği ve ışık hassasiyeti gözlemlediklerinde bu tabloyu kesinlikle hafife almamaları gerektiğini vurguladı. Özdemir, "Aileler zaman zaman bu belirtileri sıradan bir grip ya da soğuk algınlığı ile karıştırabiliyor. Oysa menenjit, saatler içinde ciddi komplikasyonlara yol açabilen, hızlı müdahale gerektiren tıbbi bir acil durumdur" dedi.
"Beyin ve omurilik zarlarının iltihabıdır"
Uzm. Dr. Özdemir, menenjitin beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanması sonucu ortaya çıktığını belirterek, hastalığın bakteriyel ve viral olmak üzere iki ana formda görüldüğünü açıkladı. Özdemir, "Viral menenjit genellikle daha hafif seyreder ve çoğunlukla kendiliğinden iyileşir. Ancak bakteriyel menenjit son derece hızlı ilerleyen, hayatı tehdit edebilen ve kalıcı hasar bırakabilen ağır bir tablodur. Bu iki formu birbirinden ayırt etmek ebeveynler için neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden şüphe durumunda derhal uzman görüşü alınmalıdır" şeklinde konuştu.
"En sık 5 yaş altı çocuklarda görülür"
Menenjitin her yaşta görülebildiğini ancak özellikle bağışıklık sisteminin henüz tam olarak gelişmediği 5 yaş altı çocuklarda çok daha sık ve ağır seyrettiğini vurgulayan Özdemir, yenidoğan döneminin de en riskli süreçlerden biri olduğuna dikkat çekti. Özdemir, "Kreş ve okul öncesi çağdaki çocuklar, toplu ortamlarda bulunmaları nedeniyle menenjit yapan mikroorganizmalarla karşılaşma riskini daha sık yaşar. Özellikle kalabalık ortamlar, bağışıklığı baskılayan hastalıklar ve aşısız kalmak önemli risk faktörleri arasındadır" diye konuştu.
"Bebeklerde belirtiler farklı olabilir"
Büyük çocuklarda ense sertliği, şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, ışıktan rahatsızlık ve bulantı-kusmanın tipik belirtiler arasında yer aldığını hatırlatan Özdemir, bebeklerde bu tablonun çok daha farklı ve yanıltıcı görünebileceğini söyledi. Özdemir, "Bebeklerde bıngıldağın şişmesi, tiz ve kesik kesik ağlama, aşırı uyuşukluk ya da tam tersine aşırı huzursuzluk ve emmeme gibi belirtiler ön plana çıkabilir. Vücutta küçük kırmızı-mor lekeler belirirse bu durum bakteriyel menenjitin en tehlikeli formlarından birine işaret edebilir ve çocuk derhal acile götürülmelidir" dedi.
"Tedavi geciktikçe hasar kalıcı hale gelir"
Bakteriyel menenjitin tedavisiz ya da geç tedavi edilmesi durumunda işitme kaybı, görme bozukluğu, öğrenme güçlükleri, felç ve hatta ölüme kadar gidebilen ağır sonuçlar doğurabileceğini belirten Özdemir, şunları söyledi:
"Tanıdan sonra antibiyotik tedavisi yapılmalı. Her geçen saat, çocuğun sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Erken başlanan doğru tedavi, kalıcı hasarı önlemede en belirleyici faktördür. Bu yüzden şüphe anında ’Bekleyeyim, geçer’ düşüncesi asla doğru değildir."
"En etkili koruma aşıdır"
Uzm. Dr. Filiz Özdemir, menenjitin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve rutin aşı takviminin bu konuda son derece koruyucu bir rol oynadığını hatırlatarak şu mesajı verdi:
"Hib, pnömokok ve meningokok aşıları, menenjite yol açan en sık bakterilere karşı güçlü bir bağışıklık sağlar. Çocuğunuzun aşı takvimini eksiksiz uygulamak, onu bu tehlikeli hastalıktan korumanın en etkili yoludur. Şüphe duyduğunuzda ise beklemeden bir çocuk sağlığı uzmanına başvurun. Erken tanı, çocuğunuzun geleceğini belirleyebilir."