Klaus Schmidt'in çalışmaları yıllar sonra kitaba dönüştü
Göbeklitepe'nin mimarı Klaus Schmidt'in dikilitaşlar üzerindeki çalışmaları Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından kitaba dönüştürüldü
2014 yılı Temmuz ayında yitirdiğimiz Alman Arkeolog Prof.Dr.Klaus Schmidt'in Göbeklitepe'deki çalışmalarına ilişkin yayın taslağı kitaba dönüştürüldü.
Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından yayınlanan kitapta, dikilitaşlar üzerindeki çalışmalar anlatılıyor.
Prof.Dr.Klaus Köksal Schmidt'in eşi Çiğdem Köksal Schmidt, bu yayının bitirilerek kitaba dönüştürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Eşinin 20.07.2014 tarihinde vefat etmeden önce Göbeklitepe hakkında, ekibi ile birlikte üzerinde çalıştığı birkaç yayın taslağı bıraktığını, bunlardan biri olan dikilitaşlar üzerindeki çalışmanın yayınlandığını anlatan Çiğdem Köksal Schmidt, ''Kitapta yer alan stratigrafi hakkındaki yeni düşünceler ve bazı hayvan motiflerinin tanımlanmasındaki değişiklikler (Yıllarca aslan dediğimiz leopar, çizgili sırtlan ayı, yaban ördeği akbaba olmuş vs.) konusunda belki Klaus’un farklı yaklaşımları olabilirdi, buna rağmen fazla dış müdahale olmadan, bu yayının Klaus’ un adıyla birlikte bitirilmesine mutlu oldum'' dedi.

Klaus Schmidt ve Göbeklitepe'nin önemi
Alman Arkeolog Klaus Schmidt 1994 yılında Göbeklitepe'yi ilk kez ziyaret ettiğinde, buranın sadece basit bir yerleşim yeri değil, insanlığın en önemli tapınak komplekslerinden biri olduğu hemen fark etmişti. Schmidt'in çalışmaları, "Önce tapınak geldi, sonra şehir" tezini ortaya çıkarıp arkeoloji dünyasında bir devrim yarattı.
Prof.Dr.Klaus Schmidt, 1994'te Müzeye bir köylü tarafından bırakılan taşın izini sürerken, Göbeklitepe'nin Neolitik döneme ait olduğunu tespit etti ve 1995'te Şanlıurfa Müzesi ile işbirliği içinde kazılara başlandı. Schmidt, Göbeklitepe'deki devasa dikilitaşların (T-biçimli sütunlar) avcı-toplayıcı bölümler tarafından inşa edildiğini, dinin insanları bir araya getirme ve etkinleştirmeyi hayata geçirme temel faktör olduğunu kanıtladı.
Prof.Dr.Schmidt'in yürüttüğü kazılar sonuç olarak gün ışığına çıkan bulgular şöyle: Göbeklitepe, günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine tarihlenmektedir. Sütunlar üzerindeki aslan, yılan, tilki ve turna gibi hayvan kabartmaları, o dönemin insanının gelişmiş bir sembolizm ve estetik anlayışa sahip olduğunu gösteriyor. Ağırlığı 20 tona kadar çıkan sütunların, metal aletlerin henüz icat edilmediği bir dönemde nasıl taşındığı ve dikildiği hala hayranlık uyandırıyor.
Hayatını Göbeklitepe'ye adayan Schmidt, kazı çalışmaları için her yıl ilkbahar aylarında gelip otel yerine sonbahara kadar Eyyübiye'nin Kadıoğlu mahallesinde satın aldığı Urfa Evinde kaldı, bir çok hatırtası halen bu evde saklı. Eşi Çiğdem Köksal Schmidt, burayı Göveklitepe Anı Evi olarak kullanıyor. Her yıl turist grupları Şanlıurfa'ya geldiğinde buraya da uğruyor.
Yürüttüğü çalışmalar sayesinde Göbeklitepe, 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi. Şanlıurfa'da onun anısı, hem kazı evindeki izleriyle hem de dünya çapında vurulduğu mühürle yaşamaya devam ediyor.
Klaus Schmidt'in (1953–2014) Şanlıurfa halkının kalbinde özel bir yeri var. Her yıl ölüm yıl dönümünde Şanlıurfa'da anısı bisiklet turuyla yaşatılıyor.