Çiğ köftenin geçmişine ilişkin halk arasında anlatılan rivayetleri paylaşan Şeker, bu lezzetin yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğuna inanıldığını söyledi.
Çiğ köftenin içerisine eklenen malzemeye göre farklı isimler aldığını ifade eden Şeker, "Etli, yumurtalı, mercimekli ya da farklı malzemelerle hazırlanan çok sayıda çiğ köfte çeşidi bulunuyor. Geniş bir coğrafyada farklı tariflerle yaşatılıyor." dedi.
Şanlıurfa, Gaziantep ve Adıyaman arasında zaman zaman yaşanan sahiplenme tartışmalarına da değinen Şeker, kendine özgü etli çiğ köftenin Şanlıurfa'nın önemli bir değeri olduğunu belirterek, "Her bölgenin kendine has baharatı ve hazırlama yöntemi var. Urfa'da bile her evde yapılan çiğ köftenin lezzeti farklıdır. Aslında çiğ köfte benim, senin değil; hepimizindir." ifadelerini kullandı.
Çiğ köftenin belirli standartlara kavuşturulması gerektiğini savunan Şeker, yetkili kurumların bu konuda çalışma yapmasının faydalı olacağını söyledi.
Şeker, "Çiğ köftenin belirli ölçüler ve standartlar çerçevesinde hazırlanması için çalışma yapılmasını istiyoruz. Böylece hem ürünün kalitesi korunur hem de geleneksel lezzet daha sağlıklı şekilde gelecek nesillere aktarılır." diye konuştu.
1990 yılından bu yana fuarlar, açılışlar ve çeşitli organizasyonlarda Şanlıurfa çiğ köftesini tanıttığını dile getiren Halil Şeker, Türkiye'nin birçok ilinde etkinliklere katılarak kentin gastronomi kültürünü tanıtmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: