O, Eyyübiye'de sessiz fırtınaların sığınağı
Eğitimci/Yazar Mehmet Sarmış, ihtiyacı olanların yardımına koşan Zeliha hanımı sosyal medya hesabında tanıttı: Ben olsam yılın annesi seçerdim
10 May 2026 - 16:11
YAYINLANMA
Eğitimci/Yazar Mehmet Sarmış Şanlıurfa'da yardım faaliyetleri deyince akıllara gelen isimlerden biri. Sarmış, Anneler gününe özel kaleme aldığı yazıda kendisi gibi hayatını ihtiyaç sahiplerine adamış isimlerden Zehra hanımı tanıttı.
Onu 2022'nin 23 Aralık'ında tanıdığını aktaran Sarmış, ''Köyde doğmuş, küçük yaşta şehre taşınmış, hayatı Eyyübiye'de geçmiş. Uzun yıllar ailecek mevsimlik tarım işçisi olarak şehir şehir çadır çadır dolaşmışlar. O şartlarda yedi sekiz çocuk getirmiş dünyaya. Besleyip büyütmüş'' diyerek başladığı yazısında, Zehra hanımın yıllar önce oğlu İbrahim'i genç yaşında bir motosiklet kazasında kaybettiğini anlattı ve ekledi: 'Acısı çok büyük. O acıyı hafifletmek için kendini yardım çalışmalarına vermiş.'
YOKSULLUĞUN GÖZÜ KÖR OLSUN
Mehmet Sarmış, Zehra hanımın yardım faaliyetlerini şöyle anlatıyor:
''Nerede muhtaç bir aile, özellikle bir kadın, bir ana duyarsa koşuyor.
Duymakla, konuşmakla kalmıyor, sorup soruşturuyor, gerçekten muhtaç olup olmadığını öğreniyor, neye ihtiyacı olduğunu iyice anladıktan sonra oğlu Bayram'la birlikte imkân nispetinde yardım ediyorlar.
Bayram da bir yardım kuruluşunda çalışıyor.
Gerçekten çok güzel hizmet veren bir genç.
Kardeşim diyorum.
Zeliha Hanım ve Bayram'la beraber bugüne kadar yüzlerce ev dolaştık.
Bir ikisi dışında hep kadınları, hep anaları.
Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı.
Ücra yerler, dimdik yokuşlar, inişler.
Zeliha Hanım hep bizim önümüzde yürüdü.
Kapıyı o çaldı, o rehberlik etti.

O anlattı önce o kadınların hikayelerini.
Ne hikayeler ama?
İlk zamanlar uzun uzun yazıyordum.
Yoksulluğun gözü kör olsun.
Bir de tabii cehaletin ve kadınları ezen törelerin.
Küçük yaşta gelin olanlar, kocasından ve onun ailesinden şiddet görenler, üstüne kuma getirilenler, terk edilenler, kocası hasta veya engelli olanlar, kandırılanlar, ahlaksız tekliflere muhatap olanlar ve daha neler neler...
Geride iki, üç, beş, yedi, sekiz, dokuz çocukla dul kalmışlar.
Hikaye klasik.
Aileleri "At çocukları, gel." diyor.
Veya "Yurda ver."
"Nasıl vereyim hocam?" diyorlar.
Öyle olunca da ortada kalıyorlar.
Devletin veya hayırseverlerin desteğiyle hayata tutunmaya çalışıyorlar.
Zeliha Hanım onları arayıp buluyor.
URFA'NIN KARA BAHTLI ANALARI
Adı duyulduğu için artık onlar da Zeliha Hanımı arıyorlar.
Başları sıkıştığında ona koşuyorlar, ona sığınıyorlar.
Şahidim, o da koşturuyor.
Yaz kış, gece gündüz, yağmur çamur demeden.
Kol kanat geriyor.
Acil durumlarda evinin kapısını bile açıyor, ihtiyaçlarını bizzat karşılıyor.

Anlatsam sayfalar sürer.
Artık o kadınların anası, o çocukların ninesi olmuş.
Gerçekten "ana" diyorlar, "nine" diyorlar kendisine.
"Ana yiyecek bir şeyimiz kalmadı."
"Ana odunumuz yok."
"Ana su parasını ödeyemedim, ana elektrik, ana kira, ana çocuklara bayramlık, ana şu, ana bu..."
Anaları büyük bir sabırla tamam diyor.
Elinden telefon düşmüyor.
Arayan arayana.
Herkesle konuştuğu dilden.
Kürtçe ana dili. Türkçeyi de iyi konuşuyor. Suriyeliler sayesinde Arapçasını da ilerletmiş.
Çok büyük fedakarlık yapıyor.
"Ne yapayım hocam?" diyor.
"Allah rızası için..."
Çok da dindar.
Her gün Kur'an kursuna gidiyor.
Herhalde iki cüz kadar ezberi var.
Geçen yıl okuma yazma kursu da açtırdık.

Kendisinin bulup getirdiği yirmiye yakın kadın katıldı.
Sınıf başkanlığı yaptı.
Belge törenine özellikle katıldım, ben verdim belgesini.
Artık çat pat okuyor.
Çok azimli.
İki gün önce yine yardım isteyen bir kadın için aradı beni.
Benim de tanıdığım, çok yardım ettiği, himayesine aldığı kadınlardan biri Anneler Günü dolayısıyla kendisini ziyarete gitmiş.
"Benim anam da sensin." demiş, elini öpmüş, boynuna sarılmış.
Bir de mütevazı hediye getirmiş.
"Ben istemedim, ama kıramadım." dedi.
Duygulandım.
Gıpta ettim.
Bu Anneler Gününde kendi annemi değil onu yazmak istedim.
Ve onun şahsında onunla beraber tanıdığım o kara bahtlı anaları...
Oralarda onlardan çok var.
Hani "yılın annesi" filan seçiyorlar ya!
Ben olsam Zeliha Hanımı seçerdim.''

Kaynak :
Baraj gazetesi
YORUMLAR
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR