Bir zamanlar Urfa'da teknoloji yoktu ama samimiyet çoktu

İzzet Aran'ın yıllar öncesine ait Madar fotoğrafı ve Cihat Kürkçüoğlu'nun paylaştığı bilgiler sosyal medyada ilgi gördü

06 Nis 2026 - 09:15 YAYINLANMA
08 Nis 2026 - 06:20 GÜNCELLEME
Bir zamanlar Urfa'da teknoloji yoktu ama samimiyet çoktu
Bir zamanların Urfa'sını anlatan fotoğrafar ve yazılar sosyal medyada yoğun ilgi görüyor.
Eskileri anlatan bir Madar fotoğrafını İzzet Aran paylaştı. 
 
Yapay zekayla geliştirilen eski bir fotoğraf üzerine yorum yapan Sanat Tarihçisi Cihat Kürkçüoğlu, Dede Dindar'dan alınan Urfa madarlarının listesini paylaştı. 
 
Eskiden Urfa evlerinin avlularında çiğköftelik ve pilavlık bulgur için büyük kazanlarda buğday kaynatılarak “hedik” yapıldığını, sıcak sıcak tabaklarla komşulara ve yakın akrabalara ikram olarak gönderildiğini ve böylece bulgur bereketinin artacağına inanıldığını anlatan Kürkçüoğlu, bu hediğin damlara yayılan bezler üzerine serilerek kurutulduğunu, sonra da tavlanmak ve kabuğundan ayrılmak üzere Madar’a gönderildiğini belirtti. 
 
'MADAR BEYGİRİ GİBİ NE DÖNÜYORSUN'' DEYİMİ BÖYLE DOĞDU!
 
Kürkçüoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
''Madarın ortasında yuvarlak, yüksek ve derin olmayan bir havuz, bunun ortasındaki mile bağlı dik duran büyük bir değirmen taşı bulunurdu. Bu değirmen taşı uzun bir ağaçla beygire bağlanır, yuvarlak seki etrafında dönen beygir değirmen taşını çevirerek kaynamış buğdayın tavlanmasını, kabuğundan ayrılmasını sağlardı. “Madar Beygiri gibi ne dönüyorsun” deyimi buradan gelmiştir.
 
Madarda tavlanan ve kabuklarından arındırılan buğday eve getirilir ve kurutulmak üzere tekrar dama serilirdi. Daha sonra sokakları gezen mengeneciler tarafından ince taneli köftelik ve iri taneli pilavlık bulgur olarak çekilirdi. En ünlü mengeneci pekmez sevmesinden dolayı “Şububup” (Tatlı seven) lakabıyla anılan rahmetli Abdurrahman Halepmollası idi.
 
Çekilen bulgur daha sonra tepirciler tarafından büyük eleklerde el ile elenerek kabuklarından tamamen temizlenirdi.''
 
Kürkçüoğlu, 'Dede Dindar'ın tespit ettiği Urfa madarlarını şöyle sıraladı:
 
Hokka Meydanı Madarı. Harran Kapı Hokka Meydanında idi.
Musalla Madarı Harran Kapıda idi.
Gümüşkuşak Mahallesi Madarı
Sipahi Sokak Madarı. Dabakhane mahallesi Sipahi Sokakta durmakta olup, kısmen yıkılmıştır.
Sumak Madarı. Keçeci Pazarında idi.
Mahlut Sokak Madarı. 58 meydanında idi.
Güven Sokak Madarı. 58 Meydanı yakınında Biz ailesi tarafından çalıştırılıyordu.
Bardakçı Sokak Madarı. Ellisekiz meydanı yakınında idi.
Arap Meydanı (Türk Meydanı) Madarı
Güllüoğlu Sokak Madarı. Tuzeken Camii batısında.
Gavur Reşo Madarı. Beykapısında idi.
Yapıcı Abdürrezzak Madarı. Beykapısı Hamam Sokakta idi.
Şükrü Bereket Madarı. Beden dibinde idi.
Yeni Kapı Madarı. Sarayönü yakınında idi.
Hızmalı Köprü Madarı
Topal Sılo Madarı. Samsat Kapıda idi.
Kavasoğlu Madarı. Su Meydanında vce Bidik meydanında olmak üzere iki adetti.
Bıçakçı Meydanı Madarları (2 adet)
Sakıbiye Madarı. Akarbaşı, Sakıp Sokakta idi.
Zahterlerin Madarı. Sultan Hamamı batısında idi.'
 
MADARLAR URFA'YA HİZMETİN SİMGESİYDİ
 
Bu paylaşıma çok sayıda yorum geldi. Yıllar önceki Urfa’yı hayat, emeğin ve sabrın iç içe geçtiği bambaşka bir dünya olarak tanımlayan Muzafffer Halil Vurucu, duygularını şöyle özetledi:
 
''Buğday, elle çevrilen mengenelerde ağır ağır bulgura dönüşürdü. Kol gücüyle dönen her bir dişli, alın terinin sesi gibiydi.
 
Uzun uğraşlar sonucunda buğday; köftelik, aşlık, pilavlık bulgurlara ayrılır, geriye ise kepek kalırdı. Ama o bulgur sadece bir gıda değil, emeğin, paylaşmanın ve Urfa insanına hizmet etmenin bir simgesiydi. İnsanlar, hemşehrileri taze bulgur yesin diye gün boyu çalışır, yorulsa da şikâyet etmezdi.
 
O zamanlar Urfa, gerçekten başka bir âlemdi… Her şey daha zordu belki ama daha samimi, daha gerçekti. Zamanla bu ağır yükü çeken kolların yerini motorların gücü aldı. Mengene makineleri artık insan kuvvetiyle değil, makinelerin sesiyle dönmeye başladı.
 
Ama ne olursa olsun, o eski günlerin emeği, kokusu ve hatırası hâlâ Urfa’nın ruhunda yaşamaya devam ediyor.''
Kaynak :
Baraj gazetesi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: